Herkese selam,
Ne zamandır sizinle ingilizce günlüklerimle alakalı dedikodu yapmıyorduk değil mi? Hiç bir açıklama yapmadan direkt yayınlıyordum öyle ingilizce ingilizce :) E ne yapayım ama? İlk önce kafamda konu belirliyorum, defterime yazıyorum, Esma yengemden sağlamasını istiyorum, yanlış cümleleri çiziyorum, bozuyorum tekrar yenisini kuruyorum. En nihayetinde de burada yayınlıyorum. Kurduğum cümleleri o kadar çok okuyorum ki burada yayınlamadan daha, çoktan bıkmış oluyorum o cümlelerden. "Gözüm görmesin artık, lanet gelsin yayınlayım sizi şurdan da, yıkılın karşımdan" diyerek, can havliyle yayınlıyorum bir avazda :)
Hal böyle olunca da her gün yazmam biraz zor oluyor benim için. Ama hiç değilse de her hafta yazmaya çalışıyorum. Çok fazla olmasa da kemikleşmiş bir kitlem oluşmaya başladı günlüğümü takip eden. Onlardan aldığım gazla, en kötü ihtimalle her hafta ingilizce egzersiz yapmış oluyorum böylece. "Sayende ben de pratik yapıyorum" diyenler oluyor, ki bu da beni çok mutlu ediyor. He tabi, bir de "Şunun Türkçesini de yaz da biz de öğrenelim, ne yazdığını" diyenler de olmuyor değil. Onlar için blogumda "Google Translate" çubuğu var ama onun çevirisi de çok komik oluyor, haklılar bi bakıma :)
Yalnız, bu günlüğü tutmamdaki amaç, içimi dökmek değil İngilizcemi geliştirmekti zaten. Yani ne yazdığım değil, nasıl yazdığım önemli olmalı. Ve ben şuna inanıyorum ki araştırmadan, varsayımlar yapmadan kısaca debelenmeden öğrenilmiyor bu meret. Altında Türkçe çevirisi olan İngilizce bir cümleye o anda "yesss! andırsitend" dersin ama sayfayı kapadığında da uçar gider aklından. E gitmekte de haklı, emek vermedin ki! Ben de olsam ben de giderim :) Yani cancağızım, her bir kelimeyle bir maceran olması lazım unutmamak için.
Ben de macera yaşadığım, debelendiğim bu kelimelerin çetelesini tutmaya karar verdim.
Bundan böyle her yazının altında bu maceraperest kelimeleri ve Türkçe karşılıklarını göreceksiniz. Ama en sonuna koyacağım onları ki, günlüğümü sonuna kadar okuyun :)
---------------------------------------22.02.2015 Sunday------------------------------------------------
Hi dear,
I've decided to do pilates, again. You know, It will be summer soon. So, I must be fit. The best way is pilates for this. Also, it is very soothing. Doing pilates always, makes me feel good and powerful. I wish, I had more time to do pilates.
I started doing pilates this morning and I can't stand the pain of my legs at the moment. It was so much fun to do pilates with Ebru Şallı on the youtube, but it was very hard.
However, I like to take these pains, because it makes me feel I'm thinner. It helps me to breathe correctly, also. This is very important. Because, I'll feel healthier and more energetic when I breathe correctly.
I don't know, how long I will continue to do pilates, but I would love to do it, throughout my life. Pilates must be my life philosophy. It is a healthy way to be and maintain your fitness.
I will continue to write to you about my pilates adventure, stand by!
This is my favourite movie. She is the queen of the pilates in Turkey :)
Not: Bu yazıda öğrendiğim kelimeler (The words that I learned in this post):
soothing : sakinleştirici, huzur verici
pain : ağrı
throughout : boyunca ("during"'in eş anlamlısı)
(Bunların haricindeki kelimeleri biliyordum. Ama hepsini böyle anlamlı cümle haline getirmek için harcadığım efor pilates sırasında harcadığımdan daha fazla olmuştur :) )